7 Haziran 2017 Çarşamba

Seninle Başlamadı - Mark Wolynn

Sola Yayınları'ndan 2016 yılında çıkan bu kitapla belki internette gezinirken karşılaşmış olabilirsiniz çünkü oldukça popüler bir kitap. Yazarımız Mark Wolynn bir psikolog, aileden devralınan travmalarla ilgili çalışmalar yapmış, hatta enstitü kurmuş. Bu kitabıyla 2016 Nautilus Kitap Ödülü'nü kazanmış. "Seninle Başlamadı" kaynakçayla birlikte 276 sayfa ve 14 bölümden oluşuyor.

Kitabın alt başlığı, kitapla ilgili oldukça fikir veriyor zaten; "kalıtsal aile travmalarının kim olduğumuza etkileri ve sorunların üstesinden gelebilmenin yolları". Öncelikle kitabın tamamen bilimsel gerçeklere dayandığını belirtmek istiyorum, yazar kitabın ilk bölümünde konunun bilimsel dayanaklarını ayrıntılı bir şekilde inceliyor. Buna göre, annemiz daha anneannemizin karnında beş aylıkken onun yumurta hücreleri oluşuyor ve anneannemizin daha annemize hamileyken yaşadığı bir stres ve travma bizim dnalarımıza iletilme imkanı buluyor, aynı şey babamızın spermleri için de geçerli.

Hiç bazı duygularınızın size ait olmadığını veya yaşadığınız durumla uyumsuz olduğunu hissettiniz mi? Mesela dört dörtlük bir hayatınız var ama bir türlü içinizdeki hüznü atamıyorsunuz? Veya hayatınız ve duygularınız evlendikten/ çocuk sahibi olduktan/ 20 yaşından sonra garip bir hal aldı veya anlamsız bir korku yaşamaya başladınız? Bunların sebebi siz değil ailenizden birinin yaşadığı bir travma olabilir. Kitap gerçekten çok ilginç, kendi hastalarından verdiği örnekler özellikle... Örneğin bir kız 19 yaşına bastıktan kısa bir süre sonra üşümeyle birlikte inanılmaz bir uykusuzluk çekmeye başlıyor, yapılan çalışmayla genç kızın amcalarından birinin 19 yaşında donarak öldüğü ortaya çıkıyor, aile için çok üzücü bir olay olduğundan bundan hiç bahsedilmemiş, bu durum anlaşıldıktan ve durumla bir şekilde barışıldıktan sonra rahatsızlık kayboluyor.

Yazar özellikle anne-baba ilişkileri üzerinde çok duruyor, doğumdan itibaren en yakınlarımız olduğu ve 0-3 yaş arasındaki kritik dönemde en fazla onların etkisine maruz kaldığımızdan anne ve babamız bizler için çok önemli. 0-3 yaş arasında olayları mantığımızla değil hissettiklerimize göre değerlendirdiğimizden ve bu dönemde yaşadıklarımızı hatırlayamadığımızdan bu yaş aralığı özellikle çok önemli. Anne-babamızla ilgili durumlar reddetme, özdeşleşme veya aradaki bağın kopması şeklinde olabiliyormuş, bunun dışında aileden başka bir bireyle de özdeşleşmiş olabilirsiniz. (Veya hiç bir aile travmasını devralmamış da olabilirsiniz :)

Yazar kitaptaki egzersizlerle okura olumsuz duyguların temeli olan "çekirdek cümle"yi, oradan da bunu aile ağacıyla ilişkilendirerek sorularla "çekirdek travma"yı bulduruyor, son olarak da sizin bu durumla barışmanıza yardımcı olacak yöntemleri anlatıyor. Eğer ailenizde olup bitenleri bilmiyorsanız veya bu bilgilere ulaşabilecek konumda değilseniz yine de belirtilen yöntemlerden fayda görebilirsiniz.

Ben kitabı çok beğendim, konu çok ilginçti. Biliyorsunuz şimdilerde "aile dizimi" çalışmaları oldukça popüler, sanıyorum ki temeli bu konuya dayanıyor. Bence aileden gelen bir travmanın etkisi altında olduğunuzu hissetmeseniz bile kitap ilginizi çekebilir. Keyifli okumalar dilerim.




10 yorum:

  1. Çok değerli bir kitaba benziyor. Arada televizyona çıkan psikologları takip ediyorum da onlar da konuyu aileye indirgeyip sorunu bulup çözümlüyorlardı. Bana çok ilginç bir o kadar da çok doğru geliyor. Son zamanlar sadece roman okuyordum bu kitap iyi olacak şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süper bir kitap, mutlaka tavsiye ederim, hele aile geçmişini gözden geçirince taşlar yerine oturuyor:)) kolay okunan bir kitap üstelik..:) teşekkür ederim yorumuna, sevgiler:)

      Sil
  2. Hayretler içinde kalarak okudum, bu arada hiç duymamıştım sayende öğrendim ve iyi ki, tanıtmışsın. Üşüyen kız olayı çok ilginçti, benim hayatımda travma bolluğu oldu desem belki kimse inanmaz ve bu kitaptan haberim olmadığı halde annemin de anneannemden etkilendiğini anlamıştım (kendisi zaten sözlü olarak bazı şeyleri hatırlıyordu bana anlatmıştı, kimbilir onun annesi de kimden etkilenmiş) o onu kurban ediyor, o onu, ben üçüncü nesil kurbandım. Kızmıyorum anneme bir hastalığın kurbanı oldu:( bana çok kötü şeyler yaşattıysa da hepsini affettim insanın annesi ölünce hiçbir şeyi gözü görmüyor sadece kendi kendime kaldığımda ağlayarak "ah annecim be, keşke sen hasta olmasaydın, keşke diğer normal ana-kızlara özenecek şeyler yaşatmasaydın kendine de, bana da" diyorum. Kader belki de, hepimizin çekecek bir çilesi oluyor hayatta.:(((

    Mutlaka alacağım bu kitabı. Sevgiler Eylem'cim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ilginç bir kitap Müjde Abla, kitapta çok daha fazla örnek var, maalesef mükemmel anne baba diye bir şey yok, yaşayarak öğreniyoruz herşeyi, kitabın ilk kısmında yazar nasıl önceki kuşakların travmalarının genlerle sonrakilere aktarıldığını bilimsel olarak açıklamış, inanılmaz bir şey gerçekten, herkesin okuması gereken bir kitap bence de, mutlaka tavsiye ederim, umarım siz de seversiniz, yorumunuz için teşekkürler, sevgiler...:)

      Sil
  3. Sanırım bazı yaşananların kaynağı önceki yaşanmışlıklar. İlginç bir kitaba benziyor. Okumak isterim.Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bilinçaltımız bizi buna göre yönlendirebiliyor, çok ilginç, teşekkür ederim yorumunuza, sevgiler:)

      Sil
  4. Yorumunu okurken kesin birkaç travma devralmışımdır diye düşündüm :D Kitap çok ilginç geldi, listeme ekleyeceğim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son zamanlarda okuduğum en ilginç kitaplardan biri, umarım sen de seversin, sevgiler:)

      Sil
  5. heyoooo senin bebeler şanslı o zamaaaan :) sizin evde travma filan olamaz yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) Deepcim ne kadar iyisiin, inşallah inşallah:))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...